<%@LANGUAGE="JAVASCRIPT" CODEPAGE="CP_ACP"%> gebze

gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze gebze

 

Gebze Tarihi

Gebze, Marmara Bölgesinin doğusunda, İzmit Körfezi'nin kuzey kesiminden yer alan,
zengin bir tarihi geçmişe sahip, ekonomisi, tarım ve hayvancılık ve sanayiye dayalı
Türkiye'nn hızla gelişen ve büyüyen bir ilçesidir.

Gebze adının kaynakları

Günümüzde Gebze adı, çok eski devirlerden bu yana kullanılagelen
çeşitli adların, az çok değşikliğe uğramış biçimidir. Doğruluk
derecesi henüz kesinlik kazanmamış olsa da, yazılı bazı
kaynaklarca "Gebze"nin; Libyasa, Dacybza, Dacibyza, Geubize,
Geliboş, Gekboze, Gekbüze, Gebize gibi adlarla anıldığı ileri sürül-
müştür. Bazı araştırmacılar da, "Gebze"nin bir zamanlar Osmanlı ve
Bizans savaşçıları arasında sık sık el değiştiren ve özlenen bir
yöre olması itibariyle "Gel bize" veya "Bize gel" ifadelerinden
oluşan ve zaman i-çinde değişerek, halkın öz dilinde "Gebze"ye
dönüşen bir ad olduğunu belirtmişlerdir. Nitekim (1640) yılın-
da "Gebze"ye geldiği anlaşılan Evliye Çelebi, ünlü seyehatnamesinin
ilgili bölümünde (Gebze, "Gelbize"den galattır.) ifadesiyle bu
hususu vurgulamaktadır.

Gebze'nin Coğrafi Konumu

Gebze, Marmara Bölgesi'nde, Kocaeli Yarımadası'nın kuzey batısında,
yaklaşık olarak (35. Enlem) dairesi ile (50. Boylam) dairesinin
kesiştiği alanda yer almaktadır. Doğusunda İzmit, batısında
İstanbul, kuzeyinde Şile, güneyinde (İzmit Körfezi) ile sınırlanan
Gebze, yayla görünümünde bir düzlüğün üzerinde kurulmuştur. İlçe
merkezinin genel boyutları (doğudan batıya) 10 km, (kuzeyden güneye)
15 km.'dir. Marmara sahilinde 7 km., İzmit'e 49 km., İstanbul'a 45
km. uzaklıkta bulunmaktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği 130 metre-
dir. Yüzölçümü (517) kilometrekaredir.

Gebze'nin İklimi

Genellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri arasında bir geçiş özeliği
taşımaktadır. Yaz mevsimi sıcak ve az yağışlı, kış mevsimi oldukça
serin ve daha ziyade yağışlı geçer. Yıllık yağış ortalaması (550
mm.) en çok yağış (Aralık-Ocak) aylarında, en az yağış ise (Ağustos)
ayındadır. En sıcak ay ortalaması (24.2 C) derece ile Ağustos ay, en
soğuk ay ortalaması (6.5 C) derece ile Ocak ayıdır. İlçe sınırları
içinde öyle kayda değer (göl, dağ, akarsu) bulunmamakla beraber,
yaklaşık (650) metre yüksekliği geçmeyen (tepelerin ve sırtların)
varlı-ğından söz edilebilir. Bu tepelerin en yükseği Gaziler
Tepesi'dir. Ancak, (Akarsu) yerine (Dereler ve Dere-cikler)
mevcuttur. Yaz ve kış ayları boyunca su seviyelerini tek muhafaza
eden deresi, Dilovası'nı baştan ba-şa kat ederek İzmit Körfezi'ne
dökülen (12 km.) uzunluğundaki Dilderesi'dir. Bu derenin bir adı da
Tavşanlı Deresi'dir. Kasaba hudutları içinde bu dereden başka, yaz
aylarında kuruyan kış aylarında yağışla beslenen (Çakaldere,
Sapdere, Mahmutboğan, Aşıroğlu Deresi) gibi küçük çaptaki dereler
sayılabilir.GebzeRehberi

Gebze'nin Toprak Yapısı

Beldenin kapladığı alan (kayalık ve dolgu) biçiminde oluşmuştur.
Kayalık tipinde olanları kısmen molozlarla örtülüdür.
Gebze genellikle killi, kireçli, kalkerli bir araziye sahiptir.
Arazinin temel unsurlarını, (Paleozoik yaşlı kavarsitleri) ve (siyah
renkli kalsit damarlı kireç taşları, sistler) teşkil ederler.
Dolgu tipinde olanları ise, (Neorjen) yaşlı yapıdadır. Demiryolu
istasyonunun civarındaki alanda pek bol bulunmaktadır.
Düzlük zemin alüvyonlardan teşekkül etmiştir. Yer altı suları hayli
derindedir. Kasaba birinci derece tehlikeli bir deprem çizgisi
üzerinde yer almıştır. Bölgede tarihi depremlerin varlığı
bilinmektedir.

Gebze'nin Toprak Özellikleri

Gebze ve yöresinin (jeolojik) yönden yeryüzü yapısını araştıran
uzmanların genel tesbitleri şöyle:
1- Genel olarak Kocaesi Yarımadası'nın ana fiziki karakteri:
Jeoloji'nin birinci zamanına kadar inen ve za-man içinde meydana
gelen ilave tabakalarından sonra uzun bir aşınım devresi geçirerek
(Penepelen) ha-line geçmiş bir yapı ile özetlenebilir.
2- Şile - Gebze arasında bir çizgi çekecek olursak, güneybatıda
kalan topraklar Devon Devri arazisidir.
3- Gebze - İzmit arası ikinci zaman arazisi, Tiryas arasizidir.
4- Gebze arazisi Tiryas arazisidir. Kırmızı renkli konglomera ve
grelerle bunların üzerinde Lamellibra fo-sillerini kapsayan
kalkerlerder ibarettir.
5- Sonuç olarak burada Tiryaz Devri arazisinin tüm delillerine
rastlanmaktadır. Çimento sanayine ve su ki-reci yapımına en
elverişli toprak yapısı, bu arazidir.

Gebze'nin Körfez Şeridi Üzerindeki Mevkii

İstanbul'un sınır komşusu olan Gebze'nin Körfez şeridi üzerindeki
yerleşim yerlerinde, tabiatın oluşturduğu birbirinden güzel koyları
ve tabii plajları ile çekici düzeydedir. Yörenin ekilebilir
topraklarında tarım, mey-vecilik, sebzecilik ileri bir durumdadır.
Marmara kıyısında ilçe toprakları genellikle ovalıktır. Günümüz
Gebzesi, kara, deniz ve demiryollarının birbiriyle kesiştiği önemli
bir kavşak noktasında bulunmaktadır. Eski Gebze, şimdiki kasabanın
yakınındadır. Yüzeyi kuzeydoğuda dağ ve sırtlardan, batı güneyde
kıyıla yakın bölümlerinde düzlüklerden ibarettir. Çağlar boyunca
bazı kavimlere yurt olan Gebze, Avrupa ve Asya kıtala-rı arasında
önemli bir geçit olma durumunu günümüze kadar korumuş bulunmaktadır.

 

Muharrem TURAN